|
|
| |
|
|
 |
TAY |
 |
| |
Kültür-Sanat-Çevre Dergisi |
|
| |
|
|
| |
ISSN 1303 - 1301 |
|
| |
|
|
| |
Sahibi : Karabük Kültür ve |
|
| |
Sanat Derneği Adına |
|
| |
Başkan Halil Nihat Yıldız |
|
| |
|
|
| |
Yazı İşleri Müdürü : |
|
| |
Gülderen Canyurt |
|
| |
|
|
| |
YAYIN KURULU |
|
| |
İsmail Arslan |
|
| |
Hüseyin Özmen |
|
| |
|
|
| |
YAZIŞMA ADRESİ |
|
| |
P.K. 10 78100/KARABÜK |
|
| |
|
|
| |
Dergi Dizgi ve Düzeni: |
|
| |
Hüseyin Özmen |
|
| |
|
|
| |
Kapak Tasarım: |
|
| |
|
|
| |
Baskı : |
|
| |
GÜRLER Matbaacılık |
|
| |
|
|
| |
Posta Çeki: H. Nihat Yıldız 774074 |
|
| |
Banka Hesap No: |
|
| |
T.C. İş Bankası Karabuk Ş. |
|
| |
0642826 |
|
| |
|
|
| |
Tel & Fax: 0370 4154584 |
|
| |
hnihatyildiz@taydergisi.com |
|
| |
taydergisi@mynet.com |
|
| |
hnihatyildiz@mynet.com |
|
| |
|
|
| |
Sevin TAY'ı |
|
| |
Korkmayın tepmez! |
|
| |
İbrahim Yıldız |
|
| |
|
|
 |
|
 |
|
|
|
| |
İBRAHİM YILDIZ
KİMBİLİR KİME MEKTUPLAR…
*
Kimbilir… Neden içimden gelen bir ses ‘bırak artık’ diye feryat ediyor?
Düşünüyorum… ?ki yıldan beri yazıyorum diye dudaklarımda bir söylenti birikiyor. Ne ki kalemim işlemiyor bir türlü. “Kimbilir Kime Mektuplar” adını verdiğim bu yazının anlamı umudumu mu kırdı acaba?
“Kimbilir Kime Mektuplar”; bu yazıya neden başladım, niçin bu adı verdim bu yazıya diyorum. Yanıtlamak kolay ama yanaşmıyorum buna…
Bir gün ömür kapısı tak dedi mi işler tamam. Yarım yaşantılar, masmavi yahut kupkuru anılar “kimbilir kime mektuplar”da kalacak. Kimbilir kimler okuyacak bu yazıyı ondan. .. Belki güzel bir kız okur. ‘Yazık’ der, ‘hiç yaşamamış bu adam’… ‘sevmemiş’… ‘bir yuva kuramamış’… ‘Dışarlarda gezdi miyki… denize girdi miyki… sokaklarda dolaştı mıyki… ne yapardı, nasıl yaşardı acaba…’ diye de düşünür…
Öyle ya! Darmadağın bir kitaplıkta bulunmuş yüzlerce sayfa tutan bir yazı… Sonra bir başka dosyada bir o kadar şiir…
Çok eskiden bir şiir yazmıştım, adı “olumsuz yeni”. Çok değil, iki mısra… Şuraya alıversem olmaz mı? Olmaz deseniz de boşuna, söz hakkı yaşayanlar içindir bizim Acunda…
Babam yeniden evlenmeli
Anam yeniden doğurmalı beni…
?lk yazdığım zaman uzundu bir şiir… Onda altısını attım sonradan… Salâh Birsel, yazdıklarınızın onda dokuzunu atın diye öğütlüyordu ama belki de benim ki doğru…
“Olumsuz Yeni” şiirimi belki de yalanlayacaksın sen doğmadık okuyucu… Daha doğrusu, ‘kimbilir kim’!..
30 Temmuz 1958
*
Çayımı ve sigaramı içmeliyim. ?nsanlara bakıp bakıp yaşadığıma, yaşadıklarına sevinmeliyim. Kahvenin artık bana ait masasında oturuyorum. Kalemler, defterler, dergiler, kitaplar önümde. ?htiyar garson çayımı getirdi. Ben Bafra’yı ve çakmağı koydum masaya…
Oyun oynayan, çay içen, yalnız başına oturup düşünen, gazete okuyan 5-10 kişi bana bakıyorlar. Bilenler gülerek selam veriyor, bilmeyenler meraklı gözlerle beni izliyor. Ben bu insanların hepsini seviyorum. Seven, sevilen insanlar; yazgılarına inanan, inanmayan insanlar. Acı tatlı, aç açık, kör topal, mutlu mutsuz yaşamını sürdüren insanlar ve bu insanların umutlu umutsuz bakışları gözlerimin önünde, gizlerine sığınarak, yükseliyorlar.
Yaşamın tadı nasıl bir tattır ki, hiçbiri ölümü istemiyorlar. Oysaki ölüm kimileri için belki de bir kurtuluştur. Yaşamı, insanları çok seven biri olarak, benim ağzımdan böyle bir sözcük çıkması belki de ayıpların en ayıbı, günahların en günahı, kusurların en kusuru olur. “İnsan olduğum nerden belli olacak?” sözcüğü cankurtaran simidi gibi yardımıma koşuyor:
“İnsan olduğum nerden belli olacak?”
(insan olduğum)
28 Kasım 1985
Saat: 10.45
%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%%
HALİL NİHAT YILDIZ
MERHABA BABA;
Sana en son mektubu yazışımın üzerinden bir yıl geçti, farkına varmadık. Bu süreçte pek boş da durmadık, adına bir yazınevi oluşturduk. (Dostların kitaplar bağışlayıp, senin boşluğunu doldurmaya çalışıyorlar.) İçinde kütüphanesi de bulunan bu mekân o denli güzel ve şirin oldu ama pek uğrayanı yok şimdilerde. Bir gün insanlar okuma ihtiyaçlarının da farkına varacaklar elbet. Sadece maç, hepsini avutmaya yetmeyecek.
Daha önceki yıllarda seninle söyleşip durdum. Bunları bugün 112. sayısına ulaştığımız TAY’da da yayınladım. Zaman içinde ilk ve son bölümünü seninle tekrar paylaşmam gerekiyor. Bu paylaşım belki de özür dileme olacak. Bize öğrettiğin insanı sevme ve insanı insan olduğu, insan gibi doğduğu için sevme inancına yenik düştüğümüz anlar oldu. ?nanıyorum seninle yazışıp dertleşmek güzel hâlâ…
SÖYLEŞİ:
I :
Babama mektubu okurken Kademoğlu’na
birikiverdi gözucumda bir damla yaş
- Ne yapıyorsun?
- Mektup yazıyorum
- Okuyor musun?
- Eehh…
- Olmaz okumayınca
Olmaz olmaz
- Kendi yazdıklarını bile
Okumuyor kimi insanlar
Sana mektubu okuduklarımdan
Öğrenecek değilim ya!…
- O insanlar çağının tanıklığını yapamazlar ki:
…………………..
…………………..
Okuyan insanlar artar
Karanlık söner bir gün…
/……………/
/……………/
X :
- Benim için hiç kimseye borçlu kalma
Ben:
“borç ak onurumun kara lekesi” dedim hep
Bir şey yapan
Kendisi için yapsın
Sanat için yapsın
- Öyle oluyor zaten
Senin için yapılan her şey
Beni biraz sevindiriyor / sana faydası yok belki
Yapanı onurlandırıyor…
Kartur kütüphane açtı
Kitaplarınla
Ahmet Akgün’se
‘İBRAHİM YILDIZ SERGİ SALONU’ dedi
OFİS-K’nın bir bölümüne
Bir şeyler yapıp mutlanmaya çalışıyoruz işte
Boş durmakla olmaz ki…
Bu söyleşiye buradaki güzellikleri anlatarak devam edebilmek için neler vermezdim ki; ne yazık bu güzelliklerle devam edemedi yaşam. Yine mi merakta bıraktım seni? Merak etme buralar hiç değişmedi, aynı aymazlığın içinde yüzüyoruz. Sahiplenme ve insanlık ölçüsünün kriterleri hâlâ cüzdanın büyüklüğü: Hak da orada, haklı olmak da, gerisi boş.
Biz Tay’a devam ediyoruz. Karabük hâlâ üzerine ölü toprağı serpilmişçesine umarsız. Senin ve kalemdaşların’ın isimleri ile onurlandırdık eski Balık Pazarı’nın köşesini. Kitaplarınla kütüphane açtı Kartur dedim de sevindirdim ya seni yıllar önce, bugün adına açılan kütüphane çok güzel diyemeyeceğim. Kitaplarını yok etti Karabük Ticaret ve Sanayi Odası. Para galip geldi, bir özür ziyaretine bile gelmediler. Sağır sultan bile duydu. Birkaç kişi dışında hiç kimse ayıp ettiniz diyemedi köşesinde.
Devam ediyor yaşam para para para…
Bu olayda ödünç sırt kaşıyan kim varsa, sorumsuzluklarını Allah’a havale ediyorum. Bu tek yapabildiğim…
Bütün dostlarının selamı var. Selam söyle tüm dostlara, hoşça kal…
|
|
|